Güney Amerika Kıtası’nda yer alan Arjantin‘in sınırları batıda Şili’yle, kuzeyde Bolivya ve Paraguay ile kuzeydoğuda Brezilya’yla, doğuda Uruguay ve Güney Atlantik Okyanusu’yla, güneyde
Drake Geçidi ile çizilmiştir.
Arjantin’in adı argentinostan gelmektedir. Antik Yunan’da küçük gümüş anlamına gelen argentinos on altıncı yüzyılda İspanyol kâşifler neden bölgeye geldiklerini açıklamaktadır.
Ulaşımda çok bir gelişme görülmemektedir. Ulaşım ağının gelişmemesinden ve trenlerin azlığından dolayı uçak biletleri oldukça pahalıdır. Bunların yanında otobüs seyahat etmek için en iyi seçenek gibi görünse de pahalıdır ve konforlu değildir. LADE’de havayoluyla ulaşılarak tren yolunun kullanılması önerilmektedir.
Arjantin’i ziyaret edecek olan için herhangi bir büyük sağlık endişesi bulunmamaktadır. Ancak bazı aşılar Arjantin’in hangi kesiminin ziyaret edileceğine bağlı olarak gerekli görülebilmektedir. Kuzey ormanları ziyaret edecek olanlar için sarıhumma aşısı tavsiye edilmektedir. Seyahat süresinde görülebilecek olan ishal ve yüksek ateş büyük
olasılıkla vücudun alışık olmadığı yerel gıdalardan kaynaklanmaktadır.
Hastaneler ücretsiz hizmet vermektedir. Herhangi bir tedavi için ücret alınmamaktadır ama eğer yapabilirseniz katkıda bulunmak adettendir.

Ağızları açık bıraktıran manzarası, egzotik yaban hayatı, sömürge kasabaları ve şehirleri, muhteşem yemekleri ve canlı kültürü ile Arjantin popüler seyahat noktalarındandır. Ülkede kültürel miras, müzeler, 18.Yüzyıl kiliseleri ve çiftlikleri temel bir role sahiptir.
Dünyanın doğal harikalarından biri olan Iguazu Nehri üzerinde yer alan muhteşem şelaleler bir dizi olan Iguazu Şelaleri Brezilya ve Arjantin arasındaki sınırda yer almaktadır. Nefes kesen bir manzaraya sahip olan alan yemyeşil orman tarafından çevrelenmiştir ve burada egzotik bir yaban hayatı geliştirilmiştir.
Canlı ve renkli Avrupa mimarisinin baştan çıkarıcı cazibesi, mahallelerde animasyon için sansasyonel alışveriş, gurme mutfağı ve eğlence dolu gece hayatı ile tango dansının doğduğu Buenos Aires’in bu kadar popüler olması hiç şaşırtıcı değildir.
Dağcılık için geniş fırsatlar sunan, Patagonya Bölgesi’nde ki Santa Cruz Eyaletinde bulunan uçsuz bucaksız Los Glaciares ya da Glaciers National Park dünyanın en huşu uyandıran doğal güzelliklerine ev sahipliği yapmaktadır.
Ülkenin ikinci büyük kenti ve Arjantin coğrafi merkezinde yer alan Cordoba, pitoresk vadiler ve dağlarla çevrilidir. En çok İspanyol tarzı sömürge binaları ile ünlüdür. Bu tarihi saraylar, kiliseler ve anıtlar çoğu şehir merkezinde, Cizvit Bloğu olarak bilinen bir alan içinde bulunmaktadır.
Bir zamanlar Arjantin aristokrasi için kaçış yeri olan Mar del Plata, bugün ülkenin en büyük sahil şehirdir ve yüzbinlerce turisti çekmektedir.
Gezilebilecek diğer yerler; Puerto Madryn, Bariloche, Ushuaia, Mendoza, El Calafate ve La Boca’dır.
Güney Amerika Kıtası’nda yer alan Arjantin’in sınırları batıda Şili’yle, kuzeyde Bolivya ve Paraguay ile kuzeydoğuda Brezilya’yla, doğuda Uruguay ve Güney Atlantik Okyanusu’yla, güneyde Drake Geçidi ile çizilmiştir.

Arjantin’in resmi dili İspanyolcadır. İngilizce yoğun olarak genç nüfus tarafından konuşulmaktadır.
Anayasa din özgürlüğünün üzerine kuruludur ve resmi bir devlet dini beklenmemektedir. Ancak ülkede Roma Katolikliği ‘ne farklı bir statü verilmektedir.
Ülke nüfusunun yüzde 76,5’si kendisini Katolik, yüzde 11,3’ü Agnostik ve Ateist, yüzde 9’u Evanjelik Protestan, yüzde 1,2’si Yahova Şahidi, yüzde 0,9’u Mormon ve geriye kalan yüzdelik kesim Musevi, Müslüman olarak tanımlamaktadır.
Ülke Latin Amerika’nın en büyük Müslüman ve Yahudi topluluklarına ev sahipliği yapmaktadır.
Arjantin’in büyüklüğü göz önüne alındığında, bölgeden bölgeye yılın en uygun zamanı oldukça değişiklik göstermektedir. Eylül ve Kasım ayı Arjantin’de genel olarak bahar sezonu görülmektedir ve her yer ziyaret için mükemmel denilebilir ancak güneyde buz fırtınaları görülebilmektedir.
And Dağları’nın zirvesine tırmanmak, Tierra Del Fuego ve Aconcagua‘yı ziyaret etmek için en iyi ve en güvenilir sezon yaz sezonu olacaktır ancak her sezon kar görülebilmektedir. Buenos Aires Aralık ve Ocak aylarında çok sıcak ve yapışkan olmaktadır. Kesinlikle bu zamanda kavurucu sıcaklıklardan, sert fırtınalarından ve
Cordoba
Arjantin’in ikinci şehri Arjantin oldukça büyük bir ülkedir. Başkentten Cordoba’ya araba yolculuğu harita üzerinde yapılabilir gibi görünse de her türlü iddiaya varız, yolculuk en az 7 saatinizi alacaktır. Ama burası ülkenin ikinci en büyük şehri olduğundan, ülkeyi gerçekten keşfetmek istiyorsanız buraya gelmekten başka bir seçeneğiniz yokmuş gibi görünüyor, değil mi?
Aslında başka seçenekleriniz var. Sizden önce buraya gelen birçok turist, ülkede görülecek çok yer ve yapılacak çok şey olduğundan, Cordoba’yı tatil planlarından çıkarmaya karar verdi. Sonuç olarak bu sizin kişisel tercihinizle alakalı bir durum, fakat şehir canlı, sıcak atmosferi (şehirde yarım düzineden daha fazla üniversite bulunduğundan nüfusun %10’u öğrencilerden oluşur), mükemmel sömürge dönemi binaları ve kiliseleri ile kendini bize sevdirdi.

Şehri keşfetmeye başlamak için çevresinde en güzel yapıların bulunduğu Plaza San Martín güzel bir nokta. Ayrıca UNESCO listesinde yer alan Cizvit Yerleşkesi de buraya çok yakın. UNESCO, Cizvit Yerleşkesi’ni şu şekilde tasvir etmiş: “Cordoba’da bulunan ve eskiden Paraguay Cizvit Bölgesi’nin kalbi olan Cizvit Yerleşkesi, Cizvit sisteminin çekirdeği olan ana binaları kapsar: üniversite, kilise ve Cizvitler’in yerleşim yerleri, yüksekokul.
Beş adet estancia veya tarım arazisi ile birlikte 17. ve 18. yüzyıllar arasında 150 yıldan fazla sürdürülen, türünün tek örneği olan dini, sosyal ve ekonomik bir deneyi yansıtan dini ve din dışı binalara ev sahipliği yapar.”
Not: Cordoba, gelişmiş bir uluslararası hava ağına sahip olduğundan Arjantin seyahatine başlamak için uygun bir nokta.
sellerden kaçınmak için kuzey kesiminde ki ova bölgelere gidilmemelidir.
Rosario
Otantik Arjantin
Arjantin’in en büyük üçüncü şehri olan, Che Guevara’nın doğum yeri ve bir milyondan fazla nüfusa sahip Rosario’yu daha fazla insanın duyduğunu düşünebilirsiniz. Fakat öyle değil. Hoş ve sakin atmosferiyle, arkadaş canlısı insanlara, iyi müzelere ve harika mimariye (neoklasik ve barok) sahip olan şehre, yabancı turistlerin uzak durması oldukça tuhaf. Fakat sizin için daha fazlası, değil mi? Rosario, Buenos Aires’ten yaklaşık 3 saat sürüş mesafesinde, iç kısımda kurulmuş ve Parana Nehri’nde konumlanmış.
Şehirdeki başlıca manzaralar, hoş bir atmosferin yanı sıra genellikle Monumento a la Bandera (Ulusal Bayrak Anıtı), Parque Independecia ve the Museo Municipal de Bellas Artes Juan B. Castagnino (söylemesi oldukça zor). Sonuncusu, Arjantin’in ikinci en önemli müzesi ve 3.000’den fazla Arjantin ve Avrupa eserini içeriyor. Basit bir ifadeyle, eğer Buenos Aires ve Pampas dışında daha otantik bir Arjantin deneyimi arıyorsanız, bunu Rosario’da bulacaksınız. Onlar bunun için bir gösteri sunmazlar, lakin gördüğün elde ettiğindir. Eğer gezinizi yerel halktan bir ya da iki arkadaş edinerek bitirirseniz şaşırmayın.

Sonbahar sezonu (Mart ve Nisan) Mendoza ve San Juan eyaletlerini ziyaret etmek için harika bir zamandır. Bu mevsim hasat zamanıdır. Patagonya ve Tierra Del Fuego’da kayın ağaçlarının kırmızı ve turuncu renklerinin göz alıcı manzarasına tanık olabilirsiniz.
Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında hüküm süren kış sezonu And Dağları’nda kayak yapmak için en güzel zamandır. Ama sert kar fırtınaları Patagonya kasabasında sıklıkla görülmektedir. Bu yüzden birçok yerde Paskalya ile Ekim arasında güney bölgesi seyahat için iyi bir zaman değildir.












